DIŞ POLİTİKA BAŞ DÖNDÜRÜYOR
16 Ocak 2020
YALNIZLIK NEDİR?
23 Ocak 2020

Ekonomi ve siyasette dipten gelen dalga

“Türkiye’nin son yıllarda gördüğü en geniş katılımlı işçi mitingi 19 Ocak’ta otomotiv sanayiinin merkezi Bursa’da yapıldı. Türk-İş’e bağlı Türk Metal sendikası 130 bin işçiyi kapsayan toplu iş görüşmelerinde ekonomik zorluklara karşı durabilmek için resmî enflasyon oranı yüzde 8’in üzerinde zam istiyor. Elbette yalnızca bu mitingden yola çıkarak siyaseti de etkileyecek bir dip dalgadan söz etmek mümkün değil ama görmek isteyenler için başka alametler de belirdi. Kadir Has Üniversitesinin (KHAS) 16 Ocak’ta açıkladığı “Türkiye Eğilimleri – 2019” araştırması önemli veriler sunuyor.

Öncelikle “kutuplaşma azaldı” iddialarına karşı, ankete katılanların yarısının (%50,8) ülkede kutuplaşma olduğuna inandığını söylemesiyle başlayalım. Çalışmaya göre kutuplaşmanın ekseninde de değişiklik var. Kutuplaşma ekseni olarak laik-dindar zıtlığı hala ilk sırada ama bir önceki yıla göre yüzde 51,8’den, yüzde 43,5’e düşmüş. İkinci sıradaki sağ-sol kutuplaşması da yüzde 27,1’den yüzde 24’e azalmış. Buna karşın bir önceki yıl dördüncü sırada olan zengin-fakir çelişkisi, yüzde 13,7’den yüzde 20,5’e çıkarak üçüncü sıraya yerleşmiş.

Zaten en önemli sorun sorusuna ilk sırada verilen “terör” yanıtına rağmen onu izleyen hayat pahalılığı, işsizlik, enflasyon gibi yanıtları topladığınızda, ekonomi kökenli sorunlar yüzde 41,6 ile açık ara ilk sırada görünüyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AK Parti hükümetinin ekonomi politikasını başarılı bulanların oranı yüzde 31,4 iken başarısız bulanlar yüzde 34,1; bu durumda birinciliği yüzde 34,5 ile bu soruya net yanıt vermek istemeyenler alıyor.

Bu tablo, rakamların ayrıntılarına girerek siyasette değişen dengelere bakmamızı gerekli kılıyor.” Gazeteci Murat Yetkin’in yazısının devamını okumak için buradaki linki tıklayınız.

 

Türkiye olarak kemerleri bağlamalıyız

“İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el Mühendis’in öldürülmesi dünyanın gündemine bomba gibi düştü. İran şimdi nasıl bir “intikam” alacak, yanıtı en çok merak edilen soru. Bundan sonra Ortadoğu’da hiçbir şeyin öngörülebilir olmadığını belirten Güvenlik Analisti Dr. Metin Gürcan’a göre, “belirsiz ve kestirilemez bir alacakaranlık kuşağına giriyoruz. O nedenle Türkiye olarak kemerleri bağlamamız ve evimiz camdan olduğu için başkasının evine taş atmamamız lazım.” Gürcan ile “savaş” olasılığını, bölge ülkelerinin geleceğini ve suikastın Türkiye’yi nasıl etkileyeceğini konuştuk.

-ABD, İran’a karşı neden şimdi gerilimi daha da tırmandırdı? 
Aslında eylül ortasında Irak’taki İran yanlısı milislerin Suudi Arabistan’ın Aramco petrol tesislerine yönelik hibrit roket ve drone saldırısından beri ABD ile İran arasında Irak’ta düşük yoğunluklu bir çatışma vardı. Aynı şekilde son bir senedir ABD ve İran yanlısı milisler Suriye’nin petrol zengini Deyr ez Zor bölgesinde de çatışma halinde. Ancak aralık sonu Bağdat’taki ABD elçiliğinin İranlı milislerce abluka altına alınması ve bir ABD’li güvenlik görevlisinin öldürülmesi bardağı taşıran son damla oldu. Amerikan medyasındaki yorumlara göre, zaten ABD güvenlik ve istihbarat bürokrasisi Süleymani’nin hareketliliğini altı aydır takip ediyormuş. Sanırım elçilik ablukasından sonra Trump’a bir karar teklifi sunuldu ve en sonunda o da bu saldırının kararını aldı. Tabii sosyal medya paylaşım ve açıklamalarından saldırının azil süreciyle sıkışan ve 2020 Kasım seçimlerine hazırlanan Trump’ın saldırıyı iç siyaset malzemesi olarak da gördüğünü anlıyoruz. Saldırı sonrası ABD’de iki görüş öne çıkıyor: İlk görüş, “İyi oldu, İran ABD’yi çok test etti ve hak ettiğini aldı” şeklinde saldırıyı olumluyor ki Trump’ın Cumhuriyetçi muhafazakâr tabanı çoğunlukla bu görüşte. İkincisiyse “Bu mevcut gerilimi kontrolsüz yükseltecek, gereksiz ve aşırı provokatif bir saldırı oldu” teziyle saldırıyı eleştiren görüş. Buna muhalif demokratlar daha yakın. Görünen o ki saldırı sonrası İran’la çatışma aynen bizim Barış Pınarı Operasyonu sonrası Türkiye ilişkileri gibi ABD seçim sürecinde bir iç siyasi malzeme haline geldi.
– Dünya gözünü İran’a çevirdi, büyük bir intikam bekliyor. İran gazeteleri intikam başlıkları atıyor… 
Hafta sonu İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi toplandı. Toplantıdan çıkan karara bakacak olursak İran, hemen, doğrudan ve sansasyonel bir misillemede bulunmayacak. İntikamını zamana yayarak ve soğuk almaya çalışacak. İran, Afganistan-Irak-Suriye-Körfez-Yemen-Kuzey Afrika hattındaki paramiliter güçleri ile eşzamanlı farklı yerlerde ABD askeri hedeflerine yönelik doğrudan çatışmaya girmeden roket tacizleri ve bombalı eylemler saldırılar planlıyor ve hazırlıklara zaman kaybetmeden başlamış durumda. Bu da belki senelere yayılacak bir düşük yoğunluklu çatışma dönemi demek. Yani vekâlet savaşlarının temel bir dinamik olduğu, belirsiz ve kestirilemez bir alacakaranlık kuşağına giriyor bölgemiz. O nedenle Türkiye olarak kemerleri bağlamamız ve evimiz camdan olduğu için başkasının evine taş atmamamız lazım zannımca.” Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan haberin tamamını buradaki linkten okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!